Blog





E-Bülten

Anket

  Sizce; zihne daha kısa ve kolay yoldan ulaşacak, daha etkili ve kalıcı terapi kuram ve yaklaşımlarına ihtiyaç var mı ?

Sözlük

Döviz

1 $ = 3,79 TL
1 € = 4,65 TL
167709 Ziyaretçi

Hipnoz ve Terapide Ne Önemlidir

HİPNOZ  ve TERAPİDE ÖNEMLİ OLAN NEDİR ?

 

Bu soruyu, Shaul Livnay’e sorduğumuzda, hastanın ve terapistinde hipnozda olduğu durum olarak tanımlamıştı. Yani Mutual Hipnoz. Mutual Hipnozla ilgili geçmişde bir vaka çalışmam ve video kaydı da mevcut. İlginçtir ki hipnoza direnç gösteren birey mutual hipnoz uygulamasında direnci kalkmış ve gördüğü görsel sanrılar da tedavi edilmişti. Uzun süreli takipde de görsel sanrıların tekrar ortaya çıkmadığı da gözlendi.

O halde terapi esnasında terapistin ve hastanın Akıllı Zekasını kullanması ve Akıllı Zeka Farkındalığını oluşturması tedavide ki etkinliği arttırıyor gibi görünmektedir.

Şamanlara baktığımızda da şaman rahip ve hastasının da transda olduğunu görürüz. Shaul’un örneği de şamanizme dayanmaktadır.

Kanımca ruhsal hastalıkların kaynağı da bilincin yanlış öğrenmeleri daha açık bir ifade ile yanlış algılamalarıdır. Bilinç yanlış algılama şemaları oluşturmaktadır. Bu yanlış algılama şemaları yüksek kortikal merkezlerde işlenmekte, görsel imge olarak hazır tutulmaktadır. Örneğin kapalı yer korkusu ya da asansör korkusu olan hastada önceden bilişsel, davranışçı, dinamik ya da varoluşçu etkenlere göre ( dörtlü formulasyon )  yüksek kortikal merkezlerde işlenen şemalar, kapalı bir yere girildiğinde görsel imge olarak birinci görme merkezine düşer. Birinci görme merkezine düşen bu imge amigdala da bulunan duygusal tepki merkezlerini harekete geçirir ve kalp çarpıntısı, nefes darlığı, ellerde ayaklarda titreme, kaygı hali ile panik atak belirtileri oluşturur. Hatta bunu hayal etmesi ile sistem tetiklenebilir.

Amigdala başta korku olmak üzere duyguların denetiminden sorumludur. Ayrıca duygusal olaylarla ilgili hafızanın oluşumu ve depolanması ile de  ilgilidir. Duygusal tepkilerin fazlalığı ve süresi de öğrenmeyi  pekiştirir. Ancak dikkat ederseniz bu duygusal tepkiler ve öğrenmenin pekiştirilmesi ağırlıklı olarak bedenin acil durumlardaki savunma ve kaçınma tepkisini oluşturmak içindir.

Buradan hareketle, amigdala hastalığın  ana kaynağı değildir diyebiliriz. Terapide amigdala ye odaklanma doğru olmayabilir. Çünkü amigdala sadece duygularla gelen ve bedene, zihne zarar verecek durumlardan kaçınma şemalarını yüksek kortikal merkezlere kodlar. Bir anlamda bir refleks merkezidir. Refleks yani kötüden kaçınma merkezinin ayarları ile oynamak doğru olmayabilir. ( Karın ağrısını geçirmek ya da ateşin sebebini bilmeden düşürmek gibi )

Peki  o zaman hastanın kapalı yer korkusunu ve panik atağını nasıl tedavi edeceğiz ? Dedik ki amigdala bir refleks merkez, o halde o refleks merkezi harekete geçiren yayın gerildiği anı bulmalıyız ve terapide de oraya odaklanmalıyız.

Yayın gerildiği an, yüksek kortikal merkezlere çarpıtılmış algılarla işlenen ( dörtlü formulasyona göre ) şemaları ortadan kaldırmak ya da yeniden düzenlemektir. Suyun kaynağı burasıdır. Su kaynaktan kesilmezse ya da yolu değiştirilmezse devamında bentlerle önüne geçmek zorlaşır.

İbn- Sina’nın güzel bir sözü var “ İnsanda bir hayal gücü vardır, hastalıkları oluşturabildiği gibi var olan hastalıkları da tedavi edebilir ” diyor.  Günümüzde ise bu söz kanıtlanmış durumdadır. Gerek retinadan gelen veri gerekse de yüksek kortikal görme merkezlerinden gelen veri oksipital lobdaki birinci görme merkezine düşer ve zihin her ikisini de gerçeklik düzeyinde algılar. İlginçtir ki yüksek kortikal görme merkezinden gelen verilerin imgeleri çoğu kere daha canlı ve renklidir.

Şimdi biz bilinen terapilerde ayrımın ayrımını yapıyoruz, ayrıma girdikçe bilincin afallama şansı artıyor. Muhakame üstüne muhakeme bilinci yoruyor ve kararsız kalmasına yol açıyor.

Oysa “Zihin İmgelediğini ve İnandığını Yapar, Gerisi ise Zihin İçin  Tefferruattır...” diye bir tanımlamam var.

Zihin için önemli olan ana hatlardır, ayrıntıyı ise mükemmel yapısı ile kendi çözümler. Buradan hareketle şu olduğunda şu loblarda ya da merkezler de şunlar şunlar oluyor diye araştırmak bu işin fizyolojisi, nörokimyası, çalışma şeklini anlamaya yarar. Terapide çok fazla yardımı olmaz.

Yine buradan hareketle zihnin en önemli öğrenme ve çalışma sistemi olan ve Akıllı Zeka’ nında dili olan imgeleri, metaforları, hikayeleri, modellemeleri kullanmadan yapılan terapiler ve kullanım kılavuzları da sadece bilince dönük terapi anlamını taşır ki Akıllı Zeka’yı yok sayan bu terapi yaklaşımları eksik uygulamalar içerir.